Utku Sakallıoğlu'nun Kişisel Blogu

Yeni internet düzenlemesi ne anlama geliyor?

Her katta asansörün karşısında asılı olan poster kocaman yüzüyle ona bakıyordu. Gözleriyle insanın hareketlerini izliyormuş gibi yapılmış resimlerdi bunlar. Resmin altındaki başlıkta: BÜYÜK BİRADERİN GÖZÜ SENDE” yazılıydı.Yukarıdaki alıntı George Orwel’ın dünya edebiyatına mihenk taşı olarak sapladığı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört isimli meşhur romanından… Dünyadaki ilk distopik romanlardan biri olan Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, totaliter bir yönetimin halk üzerindeki baskı ve toplumu “düşünce polisleri” tarafından izlenmesini konu alır.

LG PB60G Projeksiyon İncelemesi

Yine “eve gelen teknolojik cihazı incelemek baldan tatlıdır” formatındaki inceleme bölümüne hoş geldiniz. Bu sefer benden hiç beklenmeyecek bir şekilde projektör inceliyorum. LG’nin PB60G isimli projektörünün iki ana esprisi var: 1- LED aydınlatmalı, 2- Portatif bir cihaz. Peki bunların tercümesi ne? 1- En parlak ayarda 30.000 saat gibi epey uzun bir kullanım süresi vaat etmesi, 2- 16×10.3 cm’lik boyut ve 600 gramlık bir ağırlık. Lak lakı geçip teknik özelliklerini özet halinde görelim.

Spotify nedir?

#BugünGünlerdenSpotify hashtagini trending topic yapsak yeridir! Spotify, 2008’den beri önce Kuzey Avrupa ülkelerinde daha sonra Birleşik Krallık’ta (İngiltere demiyoruz yasak) daha sonraları bir virüs gibi tüm dünyada kullanılmaya başlanan bir müzik dinleme aracı. Nihayet gün itibariyle resmen Türkiye’de.

‘Sosyal Medya lobisi’ iş başında!

Bildiğiniz gibi son bir aydır derin güçler, muhteşem bir ivme kazanan ülkemiz üzerinde ameliyat yapmaya çalıştı. Fakat milletimizin derin sağduyusu sayesinde münafıklar başarılı olamadılar. Ülkemizi kıskanan bu iblisler gözü dönmüş bir şekilde büyük önderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ı ve onun 10 yıldır mükemmel icraatlar sunan, her seçimde halk tarafından onurlandırılan hükümetini hedef almakta.

90’lı olmak

Bir hafta öncesine kadar ülkenin geleceği adına çok umutsuzdum. Hâlâ da umutsuzum (bkz: RTE’nin 7 Haziran 2013 konuşması). Ama artık çok değil! Son bir haftada gördüklerim ve okuduklarım karşısında afallamış durumdayım. Hiçbir olay beni şimdiye dek bu kadar eğlendirmemişti. Eğlenmeyi bir yana bıraktım, bu kadar kolektif bir örgütlenmeyi görmek beni o kadar coşkulandırdı ki anlatamam!

Ne yapmalı?

Ben bu yazıyı niye yazıyorum? Çünkü görüyorum ki çevremdeki pek çok insan ne yaptığını bilmeden şuursuzca ve gaza gelip bir şeyler yapıyor, yapmak istiyor. Eminim bu yazıya katılacak bir çok kişi de bunu söylemek istiyor ama yazacak bir yer bulamadığı için susuyor. Benim yazacak yerim var ve yazıyorum.

Halkın gözünden Taksim, 3. köprü ve diğerleri

Son yıllarda normal bir ülkede olsa büyük isyanlar, başkaldırılar çıkması gereken olaylara tanık oluyoruz. Siz ortada büyük isyanlar, başkaldırılar gördünüz mü? Ben de…Adına ister “iktidar zehirlenmesi” deyin, ister dikta rejiminin ayak sesleri… Bir şeyler oluyor. Bir şeyler dayatılmak isteniyor. Da nerede oluyor? Olanı kim görüyor? Kim farkında? Klasik bir “bu cahil halkla hiçbir şey olmaz!” değil benimkisi, sadece olay yeri tespiti…

Not tutma alışkanlığım ve Evernote

“Her şey dijitalize olmadan önce insanlar notlarını kalem-kağıtla alırdı.” Sanırım bu cümleyi çocuklara söyleyeceğimiz günler çok yakın. Artık her şeyin dijital hale gelmesiyle birlikte not tutma alışkanlıklarımız da değişiyor… Fiziksel engellerimden dolayı şu yaşıma kadar not ya da günlük tutan biri değilim. Ya da değildim!

Pamuk eller cebe: Kaçak yazılım ve oyunlar bitiyor!

Şu anda bu yazıyı okuduğunuz bilgisayarda Windows işletim sistemini kullanıyorsanız tahminimce %60 ihtimalle kaçak bir Windows kullanıyorsunuz. Yine tahminlerime göre eğer bilgisayarınızda Microsoft Office yüklü ise %90 ihtimalle o da kaçak! Siteme gelen ziyaretçi istatistiklerine göre %60’ınız Windows 7 işletim sistemi kullanıyor. Kaçınız Windows 7’nin şu anda 260 TL civarında bir satış fiyatının olduğunu biliyor? Belki az önce kapadığınız Microsoft Word’ün de içinde olduğu Microsoft Office paketinin (2010 olduğunu varsayıyorum) 140 TL civarında bir ederi olduğunu kaçınız biliyor?

Müzik dinleme alışkanlıklarımız ve gelecek

Son 3-4 aydır kendimde ve pek çok insanda şunu fark ettim artık kendi arşivimizden müzik dinlemiyoruz. Belki buna karşı çıkıp “hayır ben dinliyorum, nah bu da winamp’ımın ekran görüntüsü” diyebilirsiniz. Fakat düşüncem o ki yakın zamanda offline müzik dinleme alışkanlığımız marjinalleşecek. Kendimden yola çıkarsam, eğer “şunu bi dinliyeyim ne zamandır dinlemiyorum” demediysem, yani önde iş yapıp arkada shuffle ın belini kıracaksam kendi arşivime hiç bulaşmıyorum artık. Ya bir internet radyosu açıyorum, ya da aslında bu yazımın da ana konusu olan müzik dinleme servislerine başvuruyorum. Size geçmişten gelen müzik dinleme alışkanlığımızın nasıl değiştiğini ve değişeceğini anlatacağım. Böyle “anlatacağım” deyince de çok komik durdu. Neyse başlayalım.