iPhone 6 izlenimlerim

Öncelikle bu Apple tanıtımlarıyla ilgili düşüncelerimi Serdar Kuzuloğlu şu yazıda çok iyi açıklamış onu bi okumanızı rica ediyorum. Yine her zamanki gibi bir şov izledik. Artık ezbere bildiğimiz gösteri replikleri aynen gerçekleşti. Bu sefer Jonathan Ive’ın gül cemalini göremedik ama sesiyle yine bizi dünyanın en büyük icadını yaptıklarına ikna etti. Aylar öncesinden sızan bilgilerin çoğu doğru çıktı. Bilgi sızdırmamaya çok dikkat eden Steve Jobs ne diyordur acaba. Kesin saç baş yolup, “ulan ben olsam bu kadar çok şey sızdıran Çin’lilerin alayını …” diye tükürüklerini saçıyordur.

Beni az çok tanıyanlar Apple düşmanı olduğumu bilirler. Düşman olmamın sebepleri çok uzun fakat özet geçmek gerekirse:

  1. Apple’ın insanları tek bir kalıba sokmasına tahammül edemiyorum.
  2. Türkiye fiyatları kabul edilemez şekilde pahalı!
  3. Apple’ın “her şeyin en iyisi bizde” söylemine ve burnu büyüklüğüne gıcığım.

E o zaman nasıl inceleyeceksin derseniz, bu görüşlerimi bir kenara bırakıp tamamen objektif ve sadece verilere bakarak değerlendirme yapacağıma and içerim! Ki zaten objektif değilsem, yanlışım varsa, yorum yaparak şerhinizi düşün, haddimi bildirin!

Neyse gelelim iPhone 6’ya. Madde madde gidelim.

En çok merak edileni en önce yazalım: iPhone 6, Türkiye’ye 26’sında gelecek. iPhone 6’nın fiyatı 2.349 TL, iPhone 6 Plus’ın fiyatı 2.649 TL (tabii bunlar 16GB’lık modeller)

Yeni özellikler:

  • Ekran büyümüş, çözünürlük artmış, kontrast oranı artmış,
  • NFC nihayet gelebilmiş, NFC ile birlikte telefonu kredi kartı şeklinde kullanma olayı gelmiş (Apple Pay).
  • Kamera üç aşağı beş yukarı iPhone 5S’le aynı. Sadece panorama modunu geliştirmişler.
  • A8 işlemci gelmiş. İçerisinde yeni M8 hareket işlemcisi var. Adım sayar falan fişman. Barometre gelmiş.
  • Video kaydederken yavaş çekim modu iPhone 5S’de 120fps idi, 240fps seçeneği gelmiş. Yani iki kat daha yavaş çekim yapabileceksiniz.
  • Wi-Fi’a ac standartı gelmiş hele şükür!
  • 4G üzerinden ses iletimini sağlayan VoLTE teknolojisi gelmiş. Anlatmak da anlamak da çok zor. Onu ben aşağıya bir yere yazarım çok merak edene.
  • Pil kullanımı sürelerinde hafif bir iyileştirme var ama umulanın çok gerisinde.
  • Yıllardır 16, 32, 64 GB olarak giden depolama alanı iPhone 6’da 16, 64, 128 GB olarak değiştirilmiş..

Şimdi gelelim kritik yapmaya… Telefonların boyutu gittikçe artmaya başladığında en çok merak edilen şey Apple’ın ne yapacağıydı. Epey bir süre boyut büyütmeme konusunda inatlaşsa da sonunda rakiplerinin ittirmesiyle boyutlarını değiştirdi. Hatta pek çok rakibinin yaptığı gibi telefonlarını büyük-küçük olarak ikiye ayırdı. Hâlâ bu stratejiyi eleştiren Apple fanları bulunmakta, firmayı özüne sahip çıkmamakla ve dejenerasyon geçirmekle suçluyorlar. Steve Jobs hayatta olsa izin vermezdi diyenler de var, hayatın gerçekleri, kaçınılmaz son diyen de. Biz bu tartışmayı bırakalım önümüze bakalım.

Elimizde ne var bir bakalım. iPhone 6, 4.7″, iPhone 6 Plus ise 5.5″. Bu da demek oluyor ki büyük bir isyan dalgası çıkmadıkça bundan sonra Apple’ın en küçük telefonu 4.7″ olacak. Telefonunun küçük olmasından dolayı diğer markaların kullanıcılarına “ne o öyle kürek gibi” diyen Apple’cılar bir müddet sonra hayatımızdan silinecek.

Ekran büyüyünce tabii doğal olarak çözünürlük de artmış. Sonunda 1080p’li bir iPhone görebildik. 1080p çözünürlük rakiplerinde zaten epeydir vardı hatta LG’nin Mayıs ayında duyurduğu G3 modeli, 2K yani 2560×1440 pixel çözünürlükte idi. Samsung’un Güney Kore’de sattığı Galaxy S5 LTE-A modeli de yine 2K ile gelmişti. Yani Apple bu konuda rakiplerine göre epey geride kaldı. Fakat zurnanın zırt dediği bir konu var ki bu konuda Apple’ın neden ayak sürüdüğünü bir nebze anlamlı hale getiriyor: Uyumluluk problemi.

Biliyorsunuz iPhone’a bir uygulama geliştirecek geliştiricinin önünde iPhone 4’e kadar neredeyse hep aynı çözünürlük vardı. Bu geliştiricilere acayip kolaylık sağlıyordu çünkü farklı çözünürlüklere göre uygulamayı şekillendirmek çok zor bir şey. Android’in de en büyük sorunu buydu zaten. Çünkü bin tane farklı markanın milyon tane modeli, onlarca farklı çözünürlükte cihaz olduğu için geliştiriciler Android’e uygulama yazmaktansa iOS’a yazmayı haklı olarak tercih ediyorlardı. iPhone 4’de çözünürlüğün birden artmasıyla birlikte pek çok uygulamada uyumluluk problemi çıkmıştı. Bir kaç ay içerisinde sorun çözüldüyse de ilk iPhone 4 alanlar biraz sıkıntılı günler geçirmişti. Full HD’ye geçişle birlikte yine benzer problemler yaşanacağı kesin.

Çözünürlük ve boyut haricinde ekranda hissedilir bir değişiklik bulunmuyor. iPhone 5’de 326ppi pixel yoğunluğu iPhone 6’da da aynen korunmuş. iPhone 6 Plus’da ise bu değer 401ppi. Kontrast oranlarında iyileşme var fakat öyle abartılacak bir fark yok. Muhtemelen pek çok kullanıcı aradaki farkı anlamayacaktır bile. Parlaklık oranları 5S’le aynı.

Wi-Fi’a sonunda 802.11ac standardı geldi. Apple bu konuda rakiplerinden epey geride kalmıştı açıkcası. 802.11ac standardının ne olduğunu anlamak için şu videoyu izlemenizi tavsiye ederim. Çok kabaca söylemek gerekirse kablosuz ağa çok daha yüksek bant hızlarıyla erişmenizi sağlıyor. 802.11ac’nin menzil açısından 802.11n’den hiçbir farkı yok, sadece bant genişliği artıyor. Tabii burada ac standardının yeni yeni geliştiği için evde kullandığımız modem ve routrerların bu teknolojiyi desteklemediğini hatırlatmakta fayda var.

Gelelim kameraya. Lens değişmiş. Kamera bölümü hafif bi çıkıntı yapmış. Yine 8 megapixel fakat Apple, 5S’e göre daha net fotoğraflar çektiğini söylemiş. Kağıt üzerindeki değerler birebir aynı görünse de vardır bir hikmet diyelim. Benim tahminim: Her ne kadar lens değişmiş olsa da 5S’le aşağı yukarı aynı kameraya sahip olduğu. Fotoğraf işleme konusunda 5S’e göre daha iyi olduğuna şüphe yok tabii ki. “Fotoğrafı çeken lens, güzel halde sunan ise fotoğraf işleme yazılımıdır.” özlü sözümü de araya sıkıştırayım. Sonuç olarak yeni işlemci daha iyi fotoğraflar üretiyor olabilir fakat kağıt üzerinde bütün değerler 5s’le aynı. Ön kamera da kağıt üzerinde aynı görünüyor. Fakat Apple, yüz tanıma sisteminin 5S’e göre çok daha iyi çalıştığını söylemiş. Yani tamamen yazılımsal bir iyileştirme gözüküyor.

Video konusunda Apple 1080p’de kalmaya devam etmiş. Pek çok rakibi 4K’ya geçse de Apple 1080p’de ısrarcı. Buna rağmen 5S’de 30 fps olan Full HD video çekimi, 60 fps’ye çıkmış. 5S’le birlikte gelen benim çok sevdiğim slowmotion çekim modu geliştirilerek, 120 fps’nin yanına 240 fps seçeneğini de eklemiş. Rakiplerinde epeydir olan videoda oto focus özelliği sonunda gelmiş. Nasıl sonuçlar verdiğini merak ediyorum açıkcası.

Gelelim tanıtımda epey öne çıkarılan Apple Pay’e. Yine bir Apple klasiğiyle karşı karşıyayız. Daha önceki pek çok üründe olduğu gibi bunda da Apple, var olan bir şeyi yeni bir teknolojiymiş gibi gösteriyor. Google’ın 2011 yılında kullanıma sunduğu Google Wallet ile aynı teknoloji. Telefonunuza kredi kartlarınızı tanımlıyorsunuz ve NFC alıcısı olan ödeme noktalarında telefonu o noktaya yakınlaştırarak ödeme işlemini gerçekleştiriyorsunuz. Apple, parmak izi alıcısı sayesinde bu işin çok daha güvenli olacağını belirtiyor tabii ki. Amerika’daki kredi kartı veren bankaların %83’yle anlaşmışlar. Gelecek sene dünya genelinde yaygınlaşması planlanıyormuş ki Apple’ın en iyi yaptığı şeydir yaygınlaştırmak.

Pil süresinde de hafif bir iyileşme var. Tabii gerçi bide şu var, ekran büyüdüğü için pil kullanımı da epey artmıştır. Ona rağmen iyileşme var. Rakamlara bakalım: 5S’de 3G açıkken konuşma süresi 10 saatken, iPhone 6’da bu rakam 14’e çıkmış, Wi-Fi veya 4G dediğimiz LTE üzerinden internette dolaşma 10 saat olarak aynı kalmış, 3G üzerinden internette dolaşma da 8 saatte aynı kalmış. Yani sadece 3G üzerinden konuşma süresinde bir artış olmuş diğer süreler aynı kalmış. Bu da muhtemelen yazılımsal bir düzeltme ile gelmiş olmalı.

iPhone 6 Plus’ın pili çok daha büyük, halile de daha uzun bir şarj süresi vadediyor: 3G üzerinden konuşma 24 saat, 3G, LTE ve Wi-Fi üzerinden internette gezinme süresi ise 12 saat.

Sonuç
“Eee ne diyon şimdi hacı?” kısmına geldik. Beklenildiği gibi telefonun teknik kısmında öyle büyük değişimler yok. Performans kısmını sunum sırasında kaynattılar zaten. iPhone 4’den 5’e geçerken ki gibi büyük bir performans artışı gözükmüyor. İşin açıkçası gerekmiyor da zaten iPhone 5S’in performansı gayet iyi durumda… Boyutlar değişti. Rakiplerin amiral gemileriyle kapışacak boyutta ekran çözünürlüğü geldi.

Sonuç olarak yeni iPhone alacaklar bana “alalım mı Utku?” demeden şunları cevaplamalı:

  1. Büyük ekran istiyor muyum?
  2. 64 veya 128 GB’lık model bana daha konforlu bir kullanım sunacak mı?
  3. Wi-Fi’ın ac standartını ne kadar kullanabileceğim?
  4. Apple Pay gerçekten hayatımı kolaylaştıracak mı? (ki Türkiye’ye yerleşmesi epey zaman alacağa benziyor)
  5. iPhone 5S’in kamerası bana yetmez mi?
  6. Barometre hayatımı değiştirecek mi?

Eğer soruların cevabı hayır ise ve mantıklı bir tercih yapmaktan yanaysanız iPhone 5S’i hiç düşünmeden havada kapın derim. Şu anda ben bu yazıyı yazarken iPhone 5S’in Türkiye fiyatı 2000 lira civarında idi. Tahminim, iPhone 6’nın satışa çıkmasıyla birlikte bu fiyatın 100-150 lira daha geriye çekilmesi yönünde. Eğer öyle olursa iPhone 6 almanın boyutu dışında hiçbir anlamı yok bence.

Dünkü tanıtımın asıl bombası Apple Watch idi bence. Vakit bulursam onun hakkında da ayrıca bir yazı yazacağım.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir