İçeriğe geç

Aylar: Haziran 2013

Ne yapmalı?

Ben bu yazıyı niye yazıyorum? Çünkü görüyorum ki çevremdeki pek çok insan ne yaptığını bilmeden şuursuzca ve gaza gelip bir şeyler yapıyor, yapmak istiyor. Eminim bu yazıya katılacak bir çok kişi de bunu söylemek istiyor ama yazacak bir yer bulamadığı için susuyor. Benim yazacak yerim var ve yazıyorum.

Küçücük bir parkta ağaçları dozerle yıkan, buna karşı tepkisini gösteren insanların üzerine insafsızca sıkılan gaz ve ardından ısrarla devam eden polis müdahalesi üzerine bütün ülke ayağa kalktı. Dün Artı 1 TV’de Banu Güven ve Ece Temelkuran’ın yaptığı Gezi Parkı Özel yayınında ismini şu anda hatırlayamadığım bir katılımcının dediği gibi durum şudur: “Hani babalar sürekli çocuklara kızar, bağırır, hatta tokat atar ama çocuklar saygısından veya korktuğundan susar ya. Ama bir gün gelir o tokat atan eli havada yakalarsın. İşte o gün bu gündür!”

Olayların bu boyuta kadar büyümesinin en büyük sorumlusu bizzat başbakandır. Kasımpaşalı ruhunu bu tip olaylarda ısrarla ve biraz da kendi tabanında bu tavrının prim yaptığını bilerek göstermesi olayların bu kadar büyümesini sağladı. Toplumu birleştirdiği için teşekkür etmek lazım.

“Her şeyi ben bilirim, istediğimi yaparım, 5 seçimdir oylarımı her seferinde arttırdım, yanlışım olsaydı halk desteğini çekerdi” mantığı olayların bu kadar yayılmasına sebep olan en büyük faktör. Diğer faktörleri herkes kaç gündür izledi zaten tekrar anlatmama gerek yok. Bkz: “üç beş çapulcu”, “her alkol alan alkoliktir”, “metroda yapılan anons yerindedir”, “evet, demokrası sandık demektir” vd.