İçeriğe geç

Aylar: Ekim 2012

Phorm ve Serdar Kuzuloğlu vakası

 

Konuya “Her şey uzayda bir bulut kümesiyle başladı” gibi bir giriş yapmayacağım. Yazının fazla uzamasını istemediğim için kısa kısa geçip (uzun uzun yazacaktım fakat kimsenin okuyacağını sanmıyorum) konunun özüne ve yazıyı yazma amacıma geleceğim.

 

Özetler:

  • Phorm adlı bir “reklam motoru” ya da “reklam sağlayıcısı” bir şirket var.
  • Çalışma mantığı şu şekilde: Sizin internet üzerinde hangi sitelere girdiğinizi, hangi kelimeleri arattığınızı analiz ederek, sizi ilgilendiren reklamları karşınıza çıkarıyor. (Örneğin siz 1 saat boyunca çeşitli sitelerde modem araştırması yaptınız. Daha sonra da bir haber sitesine girdiniz. Hop! Haber sitesindeki reklam alanında birden modem ilanı belirir!)
  • Bu şirket Temmuz ayında TTnet ile anlaşarak isteyen kullanıcılara (ki burada ciddi iddialar var) bu “hizmeti” gezinti.com adı altında vermeye başladı.
  • Bu şirketin geçmişi epeyce bir karanlık. Bir önceki maddede de belirttiğim gibi hali hazırda da hakkında hem etik açıdan hem de veri gizliliği açısından çok ciddi iddialar var.
  • Şirketin TTnet ile işbirliğine gitmesinden sonra bir çok kişi ve kuruluştan tepki aldı. Hatta halkı bilgilendirmek amacıyla en’Phorm’asyon.org kuruldu.
  • Sonra geçen gün (16 Ekim 2012) Serdar Kuzuloğlu Radikal gazetesinde Phorm hakkında (yazı gazeteye sığmadığı için blogunda) bir yazı kaleme aldı. Yazıda Phorm’un karanlık geçmişi, Türkiye’de şu anda nasıl çalıştığı gibi birçok konu başlığı altında ayrıntılı bilgiler var.
  • Yazının yayınlanmasıyla birlikte internet üzerinde neredeyse bir linç kampanyası başladı diyebilirim. İnteraktif sözlüklerden tutun, çeşitli bloglarda, Twitter’da, Fromspring’de, Facebook’ta birçok seviyesiz ve bana göre paranoyak bir bakış açısıyla Serdar Kuzuloğlu yerden yere vuruldu.